granit

GRANİTİN YAPI TAŞI OLARAK KULLANILMASI
VE
TÜRKİYE'DEKİ YATAKLARI
Granit
Granit, bileşiminde % 10 - 40 arasında kuvars % 30 - 60 arasında alkali feldspat, % 35 kadar mika ve %10 35 arsında koyu renkli mineral bulunduran açık renkli, asidik bileşimli derinlik kayaçlarına denir. Ticari anlamda ise granit, hemen her bileşimde derinlik kayacını içine alan çok geniş bir kayaç grubu için kullanılmaktadır. Piyasada granit, gnays, siyenit, kuvars monzonit, granodiyorit, kuvarslı diyorit, diyorit gibi açık renkli kayaçlara granit terimi ortak bir isim olarak kullanılırken, gabro, diyabaz, anorzotit ve proksenitlere denilmektedir.
Granitler, ihtiva ettikleri minerallerin karakterlerine göre gruplara ayrılırlar. Tanelerin büyüklüğü, her granitte farklıdır. Buna göre ve denir. Renkleri ise feldispatınkine göre isim alır, fakat kuvars hornblend ve mika miktarı fazla olduğu takdirde, renge tesir ederler; beyaz, açık gri, koyu gri, pembe, kırmızı ve zeytin yeşili gibi adlar alır.
Tipik bir granitin özgül ağırlığı 2,6 2,8 gr/cm, gerçek prozitesi % 0,4 - 1,5 basınç mukavemeti 1600 3300 kg/cm, aşınma mukavemeti 5 8 kg/cm tür. Sertliği ise içindeki minerallere bağlıdır ve 6,5 olarak kabul edilmelidir.
GRANİTİN KULLANIM ALANLAR
Granit, piyasada kırma taş (mıcır) ve blok taş olmak üzere iki şekilde tüketilmektedir. Kırma taş olarak başlıca yol yapımında, beton harcı için kum şeklinde, tren yolu balastı olarak, kuyu çakılmamalarında filtrasyon tabakalarının hazırlanmasında, dalga kıranlarda ve baraj dolu savaklarında kullanılmaktadır. Blok taş olarak çıkartılan granitler ise anıt, abide ve mezar taşlarını yapımında, binalarda temel blokları, sütun ve basamak taşları olarak, yollarda kaldırım taşı ve döşeme taşı olarak değerlendirilmektedir. Kırma taş üretiminde granitin çok belirgin özelliklerinin olması aranmaz ve işletmeciliği daha basittir. Blok taş üretilecek granitlerde ise kayacın yapısal özellikleri çok önemlidir.
Yarık, çatlak ve faylaşmalara bağlı süreksizlik düzlemlerinin blok üretimini etkilemeyecek kadar geniş aralıklı olması veya bunların ikincil minerallerle yeterli sağlamlıkta doldurulmuş olması gerekir. Birçok granit kütlesinde ilksel soğuma veya yüzey aşınmasına bağlı olarak azalan litostatik basınca karşı ortaya çıkan rahatlama kuvvetlerinin etkisi ile topoğrafik yüzeye paralel çatlak veya yapraklanma sistemleri gelişmektedir. Ayrıca granitlerde yanal genişleme özelliği fazla olduğundan, işletme sırasında oluşan boşluklara doğru kayaç genişlemektedir. Buna bağlı olarak yeni çatlaklar gelişmekte, sondaj matkapları sıkışmakta veya açılan sondaj delikleri kapanmaktadır. Blok taş üretiminde bu özelliklerin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Kırma Taşın Özellikleri
Kırma taşta aranan en önemli özellikler dayanıklılık (parçalanma, kırılma ve kimyasal etkilere karşı direnç), sertlik (aşınmaya karşı direnç) ve sağlamlıktır (donma çözünmeye karşı direnç). Dayanıklılık ve sertlik kırma taşın kalitesini yükseltmesine karşın, işletme masraflarını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca, kırma taş üretimi girdilerinin en önemlilerinden biri nakliye oldukları için kırma taş ocaklarının tüketim alanlarına yakın olması gerekmektedir.
Blok Taşın Özellikleri
Granitin rengi bünyesinde ki kuvars ve feldspat miktarı ile kontrol edilmektedir. Genellikle pembemsi gri ile koyu kırmızı arasında değişen renkler gösteririler. Biyotit ve hornblende oranına bağlı olarak ta renk açık griden koyu griye kadar değişir. Bu durumda feldspat oranı azalacağından kırmızı tonun etkisi düşüktür. Labrodorun yanardöner renk vermesi siyah granitler de (anortozit) yaygın bir özelliktir. İşletilen bir ocakta granitin renk değişiminin fazla olmaması, ürünlerin tanıtımı ve pazarlanması bakımından fayda sağlar.
Granit bileşimine giren ana minerallerin sertliklerinin yüksek olması hem ocak üretimi sırasında, hem de kesme, düzeltme, perdahlama ve parlatma işlemleri sırasında maliyeti önemli ölçüde yükseltir. Ancak elde edilen ürünlerin basınç, çarpma ve aşınmaya karşı dayanıklı olması bu dezavantajlarının ortadan kaldırmaktadır.
Blok taş olarak işletilen granitlerin fazla iri kristalli olmaması ve kristal boyunun monoton dağılımlı olması, mineral kümeleri, yan kayaç parçaları, aplik veya pegmatiti damarları gibi doku bozukluklarının bulunmaması, minerallerinin her tarafta yaklaşık eşit oranlarda dağılmış olması istenir. Gnayslar da ise bantlı yapılar ve bu bantların kıvrımlı yapıları desen oluşturduğundan aranan bir özelliktir.

GRANİTİN İŞLETME YÖNTEMLERİ
Taş ocağı işletme yöntemleri bulunduğu yere göre farklılıklar gösterir. Granitin bulunduğu alan tepe şeklinde ise yandan girerek basamak oluşturmak gerekir. Eğer topoğrafya düzse, işletme derine doğru inilerek yürütülür. Bu derinlik bazı işletmelerde 100 m yi geçmektedir.
İşletmeye başlamadan önce, granitin üzerinde bulunan toprak örtü yüzey alterasyonundan etkilenmiş kısım kaldırılmalıdır. Ayrıca rahatlama genleşmesinden doğacak zorlukların önlenmesi için 1-1,5 m genişliğinde kanallar açılır. Blok çıkarma işlemi için çatlak sistemlerinden faydalanılabilir. Bu çatlaklar yeterli değil ise blok genişliğindeki hatlar boyunca açılan sondaj deliklerinde hafif patlatmalar yapılarak bloklar ana kütleden kopartılır. Diğer bir metodta blok kenarlarının tel testerelerle kesilmesidir. Bu metoda diğerlerine göre daha pahalı fakat daha verimlidir.
Kapıdan Graniti
Kapıdan yarımadasının batısındaki Ocaklar köyünden ve daha batıdaki Tavşan adasından çıkarılan gri renkli, ufak taneli, amfibollü granitler çok eskiden beri İstanbul ve civar vilayetlerde parkece bordür taşı olarak kullanılmaktadır. Bilhassa Ocaklar köyü civarında bulunan büyük ocaklarda standart büyüklükte hazırlanan taşlar Marmara denizi etrafındaki şehirlere gönderilmektedir. Türkiye'nin en büyük granit ocakları burada bulunmaktadır.
Yarımadanın doğu ve batısındaki kristalin şistler arasında büyük iki granit masifi bulunmaktadır. Doğudaki granit masifi Bandırma körfezindedir ve uzun ekseni 15 km yi bulan bir elips şeklindedir. Buradaki granitler ufak ve orta taneli, gri renkli, biyotitli ve amfibollüdür. Masifin kuzey batısında amfibollit fillit ve mermerlerden ibaret kontak taşları, mermerlerin temas yerlerinde de kontak mineralleri bulunmaktadır. Granitlerin içinde aplit, pegmatit ve kuvars filonlar ile bazı yerlerde kuvarslı stilin ( antimonim ) damarları görülür.
Yarımadanın batısındaki granit mafişi orta ve iri taneli koyu gri renkli, amfibollü ve fazla biyotitlidir. Bilhassa bu kısımda irili ufaklı, magmanın hazmedilmemiş, göz göz, koyu renkli otolitleri iyi görülür. Yarımadanın batısındaki Koyun, Marmara, Avşar ve Eğinlik adalarında da aynı özellikleri haiz granitler mevcuttur.
Kapı dağı granit kütlelerinin Hersinien hareketleri esnasında daha eski formasyonların içersine nüfuz ettiği kabul edilmektedir.

Kapıdan granitlerinin bazıları içinde kuvars gözle görülmeyecek derecede azdır, bundan dolayı sokaklardaki parke taşları az zaman zarfında aşınmakta ve sahten cilalanmaktadır. Parkeli yokuşlarda atların kaymaması için vaktice taşların üstleri oluk şeklinde yontulmuştur ki, bu çeşit parkelere İstanbul'un bazı sokakların da hala rastlanmaktadır.


E-mail :
info@mtsmadencilik.com

İstanbul : 0 212 282 58 60-61-62 SİVAS: 0 346 225 68 98
Faks : 0 212 268 30 48
Gsm : 0 532 687 45 58

Copyright © 2007-2008
Webmaster : Deniz SENGUL
www.denizsengul.net